Riskli Yapıları Yenilemek: Kadıköy Örneğinde Parsel Ölçeğinde Dönüşümün Kamusal Mekâna Yansımaları
Ebru Firidin Özgür1 , Sinem Seçer Sipahi2
1MSGSÜ, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
2MSGSÜ, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Mimar.ist Dergi 2026; 26(85): 26-33
DOI: 10.14744/mrst.2026.40427
6306 sayılı kanun 2012 yılında çıkarılmış, riskli alan yanında getirdiği ‘riskli bina’ statüsü ile kentsel dönüşüm uygulama ve tartışmalarında yeni bir döneme girilmiştir. ‘Riskli alan’ statüsü daha büyük bir alanda, yerel bir ölçekte birçok insanı etkilediği için hem önerilen projeler hem de yaşayanların örgütlü tepkileri dolayısıyla oldukça dikkat çekmiş, tartışılmış ve üzerine akademik bir literatür birikmiştir. ‘Riskli yapı’ statüsü ise parsel ölçekli, müteahhit güdümlü tekil binaların dönüşümü sağlanmış, ancak ölçeğinin küçüklüğü dolayısıyla deneyim ve bilgi birikiminin daha kısıtlı olduğu bir alan olmuştur. Bu makalede, 6306 sayılı kanunun yerel ölçekteki etkilerini tartışan çalışmaların bulguları üzerinden parsel ölçekli dönüşümün yerelde kamusal mekânlar üzerine etkilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada, literatür bulguları ile nitel gözlemler bir arada kullanılmıştır. 6306 sayılı kanunun riskli bina uygulaması ile ilgili araştırmalar taranarak incelenmiştir. Bu konudaki çalışmalar daha çok aktörler, yasal araçlar, yapı planı tipolojilerindeki değişimlere odaklanmaktadır. Ancak parsel bazlı kentsel dönüşümün kamusal mekâna, kullanımına ya da değişimine etkileri konusunda araştırmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada, Kadıköy örneğinde, riskli binaların parsel bazlı dönüşümünün kamusal mekânlara etkisi ele alınarak, toplumsal kullanım biçimleri ile özellikle esnaf kaldırım-kullanım ilişkisi üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Araştırmacıların kentsel dönüşüm ve kamusal mekân üzerine çalışmaları bulunmakla birlikte, biri yaklaşık 20, diğeri ise yaklaşık 10 yıldır, parsel
ölçekli kentsel dönüşüm uygulamalarının en yoğun olduğu ilçelerden biri olan Kadıköy ilçesinde yaşamaktadır. Dolayısıyla kentsel dönüşümün etkilerine doğrudan maruz kalmakta, değişimi bizzat gözlemlemekte ve deneyimlemektedirler. Yasada tek bir binanın dönüşümü düzenlenirken bunun etkileri tek binanın ötesinde olmakta, binalar, kaldırımlar, insanlar ve kamusal hayat da değişmektedir. Bu yazıda araştırmacıların niteliksel gözlemleri ve literatür bulguları ile binanın ötesindeki bu değişim üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Parsel ölçeğinde dönüşüm, Riskli yapı, Kamusal mekan, Kadıköy
Law No. 6306 was enacted in 2012, introducing the status of “risky building” in addition to “risky area,” thereby marking a new period in the practice and debate of urban transformation. The “risky area” designation has attracted considerable attention and debate, as it affects large areas and many residents at the local scale; consequently, both the proposed projects and the organized responses of residents have contributed to the development of a substantial academic literature. In contrast, the “risky building” designation has enabled the transformation of individual buildings at the parcel scale, typically driven by contractors. However, due to its smaller scale, the body of experience and accumulated knowledge in this area remains more limited. This study aims to reveal the effects of parcel-scale transformation on local public spaces based on the findings of studies discussing the local impacts of Law No. 6306. The research combines literature findings with qualitative observations. Studies concerning the “risky building” implementation of Law No. 6306 were reviewed and analyzed. Existing research on this topic primarily focuses on actors, legal instruments, and changes in building plan typologies. However, no studies were found addressing the effects of parcel-based urban transformation on public space, its use, or its transformation. In this study, the impact of parcel-based transformation of risky buildings on public spaces is examined through the case of Kadıköy, with particular attention to social patterns of use and especially the relationship between shopkeepers, sidewalks, and spatial use. Although the researchers have conducted studies on urban transformation and public space, one has lived in Kadıköy for approximately 20 years and the other for around 10 years, a district where parcel-scale urban transformation has been among the most intensive. Therefore, they have been directly exposed to the effects of urban transformation and have personally observed and experienced these changes. While the law regulates the transformation of a single building, its impacts extend beyond that building, affecting buildings, sidewalks, people, and public life. This study focuses on these transformations beyond the building itself through the researchers’ qualitative observations and findings from the literature.