Bu metin Françoise Choay’in (1925–2025) mimarlık ve şehircilik düşüncesine yaptığı kurucu katkıları, 1965-2006 ekseninde uzanan temel eserleri üzerinden bütünlüklü bir çerçevede değerlendirir: Şehircilik: Ütopyalar ve Gerçeklikler (1965) ile kent düşüncesinde “ütopyacı/kültürcü” ikiliğini; Kural ve Model: Mimarlık ve Şehircilik Kuramı Üzerine (1980) ile mimarlık ve şehircilikte “kural/model” ayrımının epistemik statüsünü; Mirasın Alegorisi (1992) ve Miras Üzerine Sorular (1999) ile “miras”ın modern bir bilgi-kurum alanı olarak genişlemesini ve “miras enflasyonu” tehlikesini; Mekânın Antropolojisi Üzerine (2006) ile mekânın işlevsel–simgesel–düşsel üçlemesini; Alberti odaklı çalışmalarıyla “kural” paradigmasının tarihsel kökenini tartışır. Metin, Choay’nin yaklaşımının uygulamacı reçeteler değil, kavramların soy-kütüğü, bilgi rejimleri ve etik sorumluluk üzerine inşa edildiğini savunur; UNESCO politikaları, kent müzeleştirmesi, tipomorfoloji ve parsel mantığı gibi alanlara getirdiği eleştirel katkıları özetler. Son kısım, sık karşılaşılan yanlış okumaları (Paquot, Tanyeli) örnekleyerek Choay’nin düşünsel mesafesinin ve “uygulamalı epistemoloji” anlayışının altını çizer. Sonuçta Choay, mimarlık ve şehirciliği teknik bir pratikten ziyade tarih–kuram–kültür kesişiminde bir bilgi rejimi olarak temellendirir; kenti bir uygarlık biçimi ve kolektif anlatı sahnesi olarak konumlar.
Abstract
This paper offers an integrated reading of Françoise Choay’s (1925–2025) foundational contributions to architecture and urbanism. It revisits Şehircilik: Ütopyalar ve Gerçeklikler (L’Urbanisme, utopies et réalités, 1965), which frames the utopian vs. culturalist divide; Kural ve Model: Mimarlık ve Şehircilik Kuramı Üzerine (La Règle et le Modèle, 1980), which establishes the epistemic status of the rule/model pair; Mirasın Alegorisi (L’Allégorie du patrimoine, 1992) and Miras Üzerine Sorular (Le patrimoine en questions, 1999), which theorize heritage as a modern knowledge–institutional field while warning against “heritage inflation”; Mekânın Antropolojisi Üzerine (Pour une anthropologie de l’espace, 2006), which articulates the functional–symbolic–imaginary triad of space; and her work on Alberti, grounding the historical genealogy of the rule paradigm. Rather than proposing operational recipes, Choay develops a genealogy of concepts, knowledge regimes, and ethical responsibility, engaging UNESCO policies, urban museification, typomorphology, and the parcel logic. The closing section addresses common misreadings (Paquot, Tanyeli), underscoring Choay’s philosophical distance and her practice of “applied epistemology.” Ultimately, Choay redefines architecture and urbanism not as mere technical practices but as knowledge regimes at the intersection of history, theory, and culture; the city appears as a form of civilization and a stage for collective narratives.