2Dr. Öğretim Üyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, İstanbul, Türkiye
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ortaya çıkan ekonomik sorunlar, Anadolu kırsalında geçim sıkıntısı yaşayanların şehirlere göç etmesine neden olmuştur. Türkiye şehirlerindeki ani nüfus artışı, barınma sorununu beraberinde getirmiş ve gecekondu mahallelerinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Merkezi yönetim, kentlerin geleceğini tehdit eden bu sorunla bir takım yasal düzenlemeler aracılığı ile mücadele etmeye çalışmıştır. Yeni gecekonduların yapımını engellemeyi veya mevcut olanların şartlarını iyileştirmeyi hedefleyenlerden öte planlı konut üretimini teşvik eden düzenlemeler, konut sorunuyla mücadelede daha etkili olmuştur. Değişen ekonomi politikaları ekseninde çeşitli konut üretim yöntemleri gelişmiş ve zaman içinde konut üretimi, bir kültür olarak varlık kazanmıştır. Konut sorunuyla mücadele ile eş zamanlı olarak yürütülen ulusal ölçekli bir diğer faaliyet ise karayolu ulaşım ağlarının geliştirilmesidir. Gerek kent içi sirkülasyonu sağlayan aksların gerekse ülke sınırlarını birbirine bağlayan uluslararası standartlardaki karayollarının yapımı, kentsel genişlemeyi yönlendiren önemli etkenlerdir. Planlı konut yerleşimlerinin en geniş yelpazede sergilendiği ve ulaştırma faaliyetinin kentsel dinamikler üzerindeki etkilerinin en yoğun olarak görüldüğü şehir ise İstanbul’dur. Bu çalışma, barınma sorunuyla mücadelenin konut üretim kültürüne dönüşüm sürecini irdeleyerek İstanbul’da inşa edilen planlı konut yerleşimlerini ve üretimi gerçekleştiren aktörleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda konut üretimine yönelik yürürlüğe giren kanunlar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Meclis Arşivi’ndeki kararlar incelenmiş; dönemin günlük gazeteleri üzerinden yapılan araştırmalarla gelişmeler takip edilmiştir. Oldukça zengin içeriğe sahip olan planlı konut yerleşimlerinin, ulaşım aksları çevresinde yer alan örneklerinden oluşturulan bir seçki ile sürecin her aşamasından kesitler sunulmuştur. Öte yandan çalışmanın bir diğer vurgusu ise İstanbul’daki planlı konut yerleşimlerinin miras değerleri ve geleceğe aktarılmalarının önündeki engellerdir. Bu bağlamda incelenen tüm örneklerin güncel koruma durumları ele alınmış, varlığını sürdürmelerine yönelik risk ve tehditler tespit edilmiştir.